hiyerarşi çıkmazında alt katmanlar

Eşitsiz bir sistemde alt katmanlarda yer alan grupların bu katmanlardan kurtulma çabasında tutacağı iki yol vardır. Sistemi, herkesin yer alabileceği bir biçimde yeniden yapılandırmaya çalışmak, ya da düpedüz, var olan eşitsiz dağılım içinde daha üst kademelere çıkmaya çalışmak. Bilindiği gibi sistem karşıtı hareketler, eşitlikçi hedeflerde ne kadar yoğunlaşmış olursa olsun, her zaman başlangıçta ya da eninde sonunda var olan hiyerarşi içinde "yukarı doğru hareketlilik"ten başka amacı bulunmayan öğeler içermiştir. Hareketlerin kendisi de her zaman bu durumun farkında olmuştur. Bununla birlikte, sorunu kişisel güdüler çerçevesinde tartışmak eğilimi göstermişlerdir: davaya inananlar, davaya ihanet edenlere karşı. Ama çözümleme sonucu, hareketlerde tarihsel gelişmelerinin her belirli anında "davaya ihanet edenler"in hazır ve nazır olduğu görüldüğünde insan, güdüsel açıklamalardan çok yapısal açıklamalar aramaya yöneliyor.

Bu durum öylesine açık seçik ki, bu hareketler stratejilerini neden böylesine kendi kendini yenilgiye uğratacağa benzeyen bir hedefe dayandırıyor diye merak ediliyor olmalıdır. Yanıt oldukça basit: Tarihsel kapitalizmin verili siyasal yapısı çok az seçim bırakmıştır. Daha çok umut vaat eden hiç bir alternatif strateji yok gibi görünmüştür. Devlet iktidarının ele geçirilmesi hiç değilse, çekişme halinde gruplar arasında güç dengesini az çok değiştirme umudu vaadetmektedir. Başka bir deyişle iktidarın ele geçirilmesi sistemde reform anlamına gelmektedir. Reformlar gerçekten durumda düzelme sağlamakta, ama bu her zaman sistemin güçlenmesine pahasına olmaktadır.
------

Makalenin devamı eklenecektir.